Güvenli Sürüş 4

7 - 8 Haziran 2006
 

Motosiklet kullanmayı Honda Eğitimlerinde öğrendim desem abartmış olmam. Güvenli Sürüş 2 ve Güvenli Sürüş 3 (2 kez) eğitimlerini geçen sezon almıştım. Güvenli Sürüş 4 ise henüz açılmamıştı. Bu sene  Mart ayından beri kursun açılmasını bekliyorduk. En sonunda geçen hafta başı kayıt ile ilgili bir elektronik posta geldi. Pazartesi sabahı tam dokuzda bilgisayardan kaydımı yaptırdım. Aynı anda yan bilgisayardan da Ahmet'in kaydını yaptım. Selçuk ile de Skype üzerinden koordinasyonu sağladık ve o da kendi bilgisayarından kayıt oldu. Üç motorşörler yeniden Honda'da!

Çarşamba sabahı Bimexcar'da buluştuk. İlk Ahmet gelmiş! Selçuk ise en son geldi. Hep beraber otomobile binip Honda fabrikanın yolunu tuttuk. Motorla niye gitmediniz diyenler olabilir. İlk önce bizi ne kadar yoracaklarını bilmiyorduk, ikinci olarak da kurs sonu gaza gelip otobanda "Ghost Rider" sürüşü yapabilirdik. Saat 09:15 gibi kapıdan giriş yaptık. Çağrı Hoca ve Ebru Hanım bizi kapıda karşıladı. Gerekli formları doldurup eğitim sahasına gittik. Eğitim sahasının yanına bir otopark yapmışlar, artık araçlarınızı oraya bırakabiliyorsunuz. Diğer hocaları da selamladık. Öğrenci arkadaşlar ise Honda tentesinin altında toplanmışlar, koruyucu ekipmanlarını kuşanıyorlardı. Çil çil Honda'ların yanından geçip onlara katıldık.

 

Eğitim Motorları

 

Hava parçalı bulutluydu. Hafif bir poyraz bizi serinletiyordu. Eğitim için güzel bir havaydı. Ekipmanlarımızı kuşanıp motorlarımızın yanına gittik. Yelek numaram 28 idi. Ahmet'in 14, Selçuk'un ise 56 idi. Toplam dokuz kişiydik. Daha önce ki Seviye 3 Eğitimini beraber aldığımız Aytekin Ağabey de gelmişti. Onu görünce daha da bir keyiflendim. Eğitim motorlarımız 4 tipti. CBF 500, CBF 600, CBF 1000 ve Hornet. Tabi kimse CBF 500 ve 600'lerin yüzüne bakmadı. Ben hemen 6 numaralı mavi Hornet'i kaptım. Ahmet siyah, Selçuk da mavi Hornet'lerine kuruldu. Daha sonra ısınma hareketlerine başladık. Isınmadan sonra da motorlarımızı kontrol edip çalıştırdık. Evet eğitim başlıyordu. Bu kurda az teori, bol sürüş var.

Öncelikle yenilenen pist alanından bahsedeyim. Bizden sonra pist yüzde kırk oranında genişlemiş. Fotoğraflarda gördüğünüz koyu asfaltlı bölüm yeni. Pistin sonuna bir rampa ilave edilmiş. Yine denge için oluklar, borular ve "Z" denge platformu eklenmiş. Eski düz denge platformu da "Z" denge platformunun yanına taşınmış. Ayrıca dinlenme yerinde çay, kahve ve suya ilaveten ayran ve soda ikramına başlanmış. Bizim elemanlar kaç bardak ayran içti hesaplayamadım ama kursun parasını epeyce çıkardılar.

 

Parkur eğitmenlerce hazırlanıp test ediliyor

 

Can Hoca  neler yapacağımızla ilgili kısa bir konuşma yaptı. İlk parkurumuz, 4.5 metre kuka mesafeli slalom ve kombine hızlı virajlardan oluşuyordu. Isınmak için Çağrı Hocanın arkasında parkuru dönmeye başladık. İyice ısındıktan sonra hızlı turlarımızı atmaya başladık. Slalom yapmaya yapmaya paslanmışız. Ama pist ortamında insana güven geliyor. Hemen limitlerini zorlamaya başlıyor.

 

Dinlenme tesislerimiz

 

Biz parkuru dönerken Honda'dan bir arkadaş da bizi fotoğraflıyordu. Çağrı Hocam bu fotoğrafları CD'ye kaydedip bana ulaştırdı. Ayrıca gelen paketten Ahmet'in Honda'da unuttuğu atleti de çıktı. Ben "Boş verin yollamayın, motorların tozunu alırsınız" demiştim ama sağ olsun onu da yollamış Çağrı Hocam.

 

No: 28

 

Çağrı Hoca peşimde, çizgimi kontrol ediyor

 

Viraja yaklaşma: Sert frenaj

 

Freni bırak, döneceğin yöne kafanı çevir

 

Virajın içindeyken gideceğin noktaya bak

 

Bakmaya devam et

 

Artık motoru doğrult, gazı aç

 

Çağrı Hoca sırayla herkesin peşine takılıp çizgilerini kontrol ediyordu. Daha sonra hatalarımızı bize anlatıp doğru çizgi için onu takip etmemizi istiyordu. Benim çizgim doğru fakat yaklaşma hızım düşükmüş. Daha hızlı gelip, motoru  daha çok yatırabilirmişim. Gazı daha çok açıp, daha sert fren için beni teşvik etti. Sanırım boyumdan ötürü motorla beraber zor yatma problemim var. Üzerine eğilince her şey daha kolay oluyor.

 

Başka bir viraj

 

Ahmet'im Shoei Diabolic takanım

 
 
 

Kazık pozisyonunda dönüş

 
 

Ver gazı

 

Selçuk Çağrı Hocanın çizgisini takip ediyor

 

Çağrı Hoca, Selçuk ve ben aynı karede

 
 

Çağrı Hoca yine peşimde

 
 
 
 

Selçuk beni taciz ederken

 
 

180 derecelik U lar

 
 

Ne o yoruldunuz mu motordaşlar

 

İlk parkurdan sonra kuka araları 3 metreye indi. Slalomdan sonra kombine U virajlar eklendi. Sonra da salyangoz viraj denen kısa mesafede dar açılı 3 viraj. Bu parkurda motorun dönüş limitlerini sonuna kadar zorluyorduk. Öyle ki gidon her dönüşte sağa ya da sola tam dönüp tık ediyordu. Çizginizi kaçırırsanız dönüş çapınız oldukça büyüyor ve diğer virajı çok zor dönüyorsunuz ya da ayağı yere koyuyorsunuz.

Öğle yemeğine kadar hep dar alan manevraları ve çeşitli slalom çalışmaları yaptık. Slalomda değişik kombinasyonlar çalışıyorduk. 3 metre aralıklı slalom, değişken aralıklı (3m ile 6m arası kuka mesafeleri), yanal slalom, virajda slalom... Sonunda öğle yemeği vakti geldi de biraz olsun nefes alabildik. Parkurlar gerçekten yorucuydu. Motorlarımızı park edip yemekhanenin yolunu tuttuk.

 

Yemekhaneye eğitim sahasından ayran getiren arkadaş modeli

 

Selçuk'un karnı doyunca herkes rahatladı

 

Yemekhane önü çiçeklendirilmiş

 

Yemekten sonra tekrar eğitim sahamıza döndük. Yemeğe gitmeden önce başladığımız parkurda bir kaç tur daha attık. Daha sonra biz dinlenmeye çekilirken hocalar denge ağırlıklı parkuru hazırladılar. Sert ön frenlerle parkura başlayıp slalom ile devam edecek (viraj slalomu da vardı), kanal geçişi, oluklu kanal geçişi ve ayakta "z" denge platformu geçişi yapacaktık. Can ve Çağrı Hocalar bize kanallardan nasıl geçeceğimizi anlatıp uygulamalı gösterdiler. Daha sonra biz parkura çıkıp turlamaya başladık.

 

Yeni parkur öncesi beklerken

 

Eğitim sahamıza rampadan genel bir bakış

 
 

İlk kanalımız oldukça dardı. Motoru ayaklarımız yerde kanala sokup sonra kanalı geçecektik. Oldukça dar olduğundan lastikler sadece yanaklardan kanala temas ediyordu. Gidonu rahat bırakıp gazı hafif açıyorsunuz. Direksiyon yerine kalçanız ve üst gövdenizle motoru kanalda kumanda ediyorsunuz. Direksiyon ile çok oynarsanız motor kanal dışına çıkmaya çalışıyor. Burada ben fazla zorlanmadım. Bir kaç turdan sonra çok rahat geçiyordum.

 

Kanal

 

Borulu Kanal

 

Çağrı Hoca neler yapmamız ve yapmamamız gerektiğini anlatıyor

 

Can Hoca uygulama geçişinde

 

Kanal geçişi

 

Borulu kanal ise bir önceki kanaldan daha genişti. Buraya ayaklar peglerin üzerinde giriş yapabiliyorsunuz. Ortadaki boru kanalı ikiye ayırıyor. Borunun sağından ya da solunda gidebilirsiniz. Ama genelde motor nerden gitmek isterse oradan gidiyorsunuz. Burada diğer kanalın aksine sürekli gidon ile sağ sol yapıp motoru borunun sağından soluna ya da solundan sağına taşımanız gerekiyor. Eğer motor tekeri kaptırırsa ki çoğu zaman bu oluyor dengenizi kaybediyorsunuz. Burası bana oldukça zor geldi. Sadece bir kere ayaklarımı yere koymadan geçebildim. Genelde yorun yarısına geldiğimde ayağımın birini yere koyma ihtiyacı hissediyordum. Boy açısından benim kadar şanslı olmayanlar ise bu kanalda oldukça zorlandı. Motorunu deviren çok oldu.

 

Çağrı Hoca borulu kanala girerken

 

Borulu kanal geçişi

 
 

Borulu kanaldan sonra "Z" denge platformunu ayakta geçecektik. Tabi ne kadar yavaş geçersek o kadar başarılı sayılacaktık. Ama geçen kurlarda olduğu gibi süre tutulmayacaktı. Yavaşça platforma çıktıktan sonra "Z" nin bitim noktalarına bakacak ve arka tekeri platformdan düşürmeyecek doğru açıyla motoru döndürecektik. Yavaşlamak için arka freni kullanacaktık. Burası borulu kanaldan sonra çocuk oyuncağı geldi. Sadece konsantrasyonumu kaybettiğim bir iki turda tekerlerim platformdan ayrıldı, onun dışında bu etap beni zorlamadı.

 

"Z" Platformu

 

Platform geçişi

 

Denge parkurunu epey döndükten sonra parkur değişti. Yine slalom ve hızlı virajlarla parkura başlıyorduk. Kanalların ve "Z" platformunun yerine ise rampada 8 çizecektik. Her zaman olduğu gibi önce Çağrı Hoca ne yapacağımızı anlattı. Can Hoca da uygulamalı olarak bize gösterdi. Can Hoca yaparken gözüme oldukça kolay gözüktü. Bu arada benim 6 numaralı Hornet'imin aküsü zayıflamıştı. Parkura başlarken Cengiz Hoca beni itti ben de vurdurarak motoru çalıştırdım. Rampaya ilk geldiğimde biraz hızlı giriş yaptım. Sol aşağı dönüşte motoru istop ettirdim. Mecburen ayağı yere koydum. Diğer geçişler ise sorunsuzdu. Tek sorun Hornet'in aküsüydü.

Mola verdiğimizde Hornet'imi rampanın başına çektim. İki kere Cengiz Hoca itmişti zaten yine çalışmazsa rampa aşağı vurdururum diye düşündüm. Ama yeni parkura başlarken tık diye çalıştı kerata.

 

Rampada 8 çalışması

 
 
 

Şişt kaynatmayın dersi

 

Aloo kime diyorum ben

 

Sevgili Hornet'im

 

Selçuk CBF 1000 testinde

 

Ahmet özüne dönmüş bisiklete biniyor

 

Artık günün sonuna gelmiştik. Önümüzde sadece bir parkur kalmıştı. Yeni parkur hazırlanırken Selçuk da CBF 1000'e biniyordu. Bir ara rampaya hızla girip çıkmaya başladı. İçi bir hoş oluyormuş. Son parkurumuza başladık. Bu daha hızlı bir parkurdu. İki tane uzun sağ sol viraj vardı. Yine karşılıklı kombine virajlarla parkurun sonuna gelip rampaya bir ters bir düz girip parkuru bitiriyoruz. Parkurun ortasında bir yerde asfalt kalitesi düşüktü. Asfalt üstten aşınmış ve ufak ufak parçalanmış. Bir nevi mıcır etkisi yapıyordu. Selçuk tam oranın üzerinde gaz açınca motor yanlamış. Ahmet'in dediğine göre üzerinden de inmemiş. Beraber yerde dönmüşler. Tabi Selçuk kestaneyi çizdirmiş. Alttaki fotoğrafta motorun lastik izini ve Selçuk'un delinen sol arka cebi görebilirsiniz. Diğer iz ise motor koruma demirinin asfaltta bıraktığı iz.

Artık herkes yorulmuştu. İyi ki motorla gelmemişiz diye düşünerek hocalarla vedalaştık. Otomobilimize atlayıp evin yolunu tutuk.

 

Çizilen asfalt ve kestane

 

2. Gün

Sabah erkenden kalkıp kahvaltımı yaptım. Bimexcar'a doğru yola koyuldum. Minübüs yolunda Kadıköy'e doğru oldukça yoğun bir trafik vardı. İyi ki o trafiğin içinde değilim diye düşünüyordum. Derken Bostancı dört yoldan sola sapınca trafik durdu. Yaklaşık 5 dakika hiç hareket etmedi. Daha sonraki 5 dakika da 1 otomobil boyu yol alınca ilerde ya da Bostancı köprüsü üzerinde kaza olduğunu düşündüm. Otomobilimi sağa çekip yürümeye başladım. Kan ter içinde Bimex'e ulaştım. Hemen Aslı'nın otomobiline atlayıp Honda'nın yolunu tuttuk. Yoldan Çağrı Hoca nerede kaldınız diye aradı. Biz eğitim sahasına vardığımızda ısınma hareketlerini bitirmek üzereydiler. Biz de ekipmanları giyerken alel acele ısındık. Hava parçalı bulutlu ama dünkünden daha sıcaktı.

 

Hava sabah süperdi

 

Öğlene doğru gelen Kanal 1 ekibi

 

Sabah yeni parkurumuzla eğitime başladık. Tabi önce 3-4 tur ısınma turu attık. Sonra yine bol slalomlu, keskin virajlı, kanallı, denge platformlu, rampalı parkurlar bizi bekliyordu. Öğlene kadar karışık parkurlar çalıştık. Bugünün özel etabı ise virajda ön frendi. uzun sağ ve sol virajlarda viraj içindeki hoca aniden size dur levhası gösteriyordu. Levhayı görür görmez acı fren yapmanız gerekiyor. Motor yatık olduğundan önce düzeltip sert fren yapıp öyle duruyorsunuz. Aksi takdirde düşmek garanti. Öğel yemeğine kadar bu parkuru çalıştık. Paydos saatine doğru Kanal 1 ekibi geldi. Bir gençlik programı için çekim yapacaklardı. Biz onları çekimleriyle baş başa bırakıp yemeğe gittik. Aç KAyı ve arkadaşları oynamaz, röportaj vermez.

 

Ahmet ve Selçuk yemek sonrası

 

Yemekten sonra biraz ısınma turu attık. Daha sonra parkur yeniden düzenlendi. Bu parkurun özelliği tamamen bizim arzularımıza göre düzenlenmiş olması. Kaçınma manevrası, sert frenaj, virajda frenaj, hızlı ve uzun virajlardan oluşan bir parkur hazırlandı.

Bu parkurda hayatımın en sert düşüşünü yaşadım. Kaçınma manevrasını hoca hangi elini kaldırırsa tersi istikamete doğru yapıyorduk. Tayfun Hoca ile her seferinde göz göze geliyorduk. Her geçişimde bana elini daha geç kaldırıyor gibi geldi. Yine parkuru tamamlayıp başa dönmüştüm. Gel işaretini alınca gaza yüklendim. Birinci vitesi bitirip ikiye attım ama hızlanmamı da kestim. bu arada Tayfun Hoca'dan işareti bekliyordum. Bir el kalktı ama ben ne tarafa dönmeliyim diye düşününce virajı kaçırdım. O panikle kukalara doğru giderken ön frene yapıştım ama motor kafa yatıkmış. Motor sağa doğru yattı ben de üstünde tabi. Epey sürüklendik beraber. Kuka muka kalmadı ortada. Güzel bir "strike" yapmıştım. Millet hemen başıma toplandı. İyiyim dedim. Motoru kaldırdık. Ben turuma devam ettim. Gerçekten de iyiydim ama pantolonumun yan cebi yırtılmıştı. Ne demişler; gülme komşuna gelir başına. Düşecekseniz eğitimlerde düşün. Kara Kızımla bu düşüşü yapmış olsam motorda 3-4 bin YTL hasar kaçınılmazdı. Tabi bir de düştükten sonra bir yere çarpmamayı ya da üzerimden bir araç geçmemesini dileyecektim.

Bu arada Tahir yeni 600 RR ıyla bizi ziyeret gelmişti. Gördün mü nasıl düştüğümü diye sorum. Gülerek kafasını salladı. Çağrı Hoca da KTM Duke II almış. Onunla motor hakkında konuştular.

 

Parkur hazırlığı

 

Yeni parkurumuz zaman karşı yarışacağımız orta hızlı bir parkurdu. Karışık aralı slalom ile parkura başlayacaktık. Sonra şikana girip uzun iki virajdan geçecektik. Kombine virajlardan sonra rampaya iki kere girip parkuru bitirecektik.

Selçuk parkura 3. sırada çıktı. Oldukça iyi giderken yağmur yağmaya başladı. 3 hızlı turunu bitirdikten sonra yağmur hepten indirdi. Kendimizi tentenin altına attık. Hava da oldukça serinlemişti. Baktık yağmurun kesileceği yok yağmurluklarımızı giyip yağmur sürüşü yapmaya başladık. Derken yağmur durdu.

Zaman etabı yeniden başladı. Bu arada Kanal 1 benimle röportaj yaptı. 17 ya da 18 Haziran gibi yayınlanacakmış. Sabırsızlıkla bekliyorum.

Benim sıram geline parkura çıktım. Ama gazı hiç açmadım. Malum daha yeni düşmüştüm. Röportajıma bile konu olmuştu. Aheste ahest turlarımı tamamladım. Grubun ortalama adamlarını yakalamıştım. Selçuk ise 8-9 saniye fark yapmıştı bana.

 

Ahmet rampa girişinde,  frenaj noktasında

 

Dön baba dönelim

 

Zamana karşı yarıştığımız parkur

 

Son parkurumuz her zaman olduğu gibi ilk gün ilk parkurumuzdu. Bakalım ne kadar geliştirmişiz kendimizi. Evet fena değil ama Seviye 3 benim için daha faydalı olmuştu. parkurumuzu tamamlayıp motosiklet test kısmına geçtik. Sırasıyla CBF 500, CBF 1000 ve ST 1300'ü test ettim. Selçuk Pan'ı görünce dayanamadı. 10 tur dönmüştü. Sırada bekleyenler "Çok özlemiş eski motorunu herhalde" diye yorumlarda bulunuyorlardı.

Pan kocaman, gemi gibi yol alıyor. İdeal bir uzun yol arkadaşı. Üstelik cüssesinden beklenmeyecek kadar çevik. Ama bana hitap etmiyor. İlle de GS.

 

Selçuk Pan testinde

 

Testlerden sonra sıra sertifikalarımızı alıp vedalaşmaya geldi. Can Hoca sırayla sertifikalarımız dağıttı. Daha sonra hocalarla ve eğitime katılan arkadaşlarla vedalaşıp otomobilimize atladık. Yorgun ama mutlu bir şekilde evin yolunu tuttuk. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Enduro eğitimlerinde beraber olmak dileğiyle...

 

Ahmet Can Hoca'dan sertifikasını alırken

 
 

Günün ve eğitimin sonu

 

 

Diğer gezi hikayeleri için buraya tıklayın.
 

Haber Tarihi: 12 Haziran 2006
 


Copyright © Kayıhan Zeybek.
 Her hakkı saklıdır. Bu sitedeki fotoğraf ve yazılar izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz.