SAFRANBOLU

9 Temmuz 2007

Karabük'e dökme doğal gaz (LNG) geldiğinden beri bizim bu yöreye seyahatlerimiz arttı. Dün yine iş ziyareti için Karabük'e gittik. Ben bir fırsat yaratıp iki saatliğine Safranbolu'yu ziyaret ettim. Aslında ilk amacım asfalt yoldan Bulak Mencilis Mağarasına gidip geçen sefer çekemediğim fotoğrafları çekmekti. Ama evdeki hesap yine çarşıya uymadı. Safranbolu'dan yaklaşık 6-7 km yol tepip mağaraya vardım. Bu sefer yanımda üç ayağım ve dijital SLR fotoğraf makinem vardı. 157 basamak sonra mağaranın girişindeydim ama oradaki görevli bu makineyle içeri giremeyeceğimi söyledi. Ben de geçen hafta küçük makine ile girdim bir sorun olmadı dedim. Zaten herkesin telefonu fotoğraf çekiyor. "Flaş kullanmayacağım, bunun için kocaman üç ayak getirdim" diye açıklama yaptım ama kraldan kralcı görevliye laf anlatamadım. O sinirle tekrar aşağı indim. Hala vaktim olduğundan Safranbolu'yu fotoğraflamaya karar verdim.

 
 

Safranbolu'yu tepeden fotoğraflamak için Hıdırlık Tepesi'ne çıktım. Girişte 1.5 YTL verip bir bilet alıyorsunuz. Ama bu fişi atmayın çünkü onunla bir adet içecek içiyorsunuz. Yörenin kendine özgü tadı olan Bağlar Gazozunu deneyebilirsiniz. Ben pek beğenmedim ama seveni çok. Ya da yöreye adını veren safran çayı içebilirsiniz. Bir kaç panoramik fotoğraf çekip otomobile geri döndüm. Güneş  tersten geldiğinden fotoğrafların ışığını ayarlamakta zorlandım.  Hava da çok sıcak. Otomobilin termometresi 44 derece gösteriyor.

 

Safranbolu Panoramik

 

Sağ Cenah

 
 

Otomobili kentin girişindeki okulun parkına bırakıp yürümeye başlıyorum. Hafta içi olduğundan fazla turist yok. Hafta sonu turlar geldiğinden sokaklar çok kalabalık oluyor. Ben de tenhalıktan yararlanıp rahat rahat fotoğraf çektim.

 
 
 

Kente adını veren Safran bitkisi kendi ağırlığının yüz bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliğine sahiptir. Gıda, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. Bu ilgi çekici bitkinin dünyada üretildiği ender yerlerden biri Safranbolu’dur (Kaynak: www.safranbolu.gov.tr).

 

Taş Sokaklar

 
 

Sokakları bir aşağı bir yukarı dolaşıyorum. Safranbolu’da eskiden ticaret, el sanatları üretimi ve zanaatlar, “Lonca” sistemi ile yürütülürmüş. Yemeniciler Loncası, Tabakhane Loncası, Demirciler Loncası gibi.  Bugün de Safranbolu’nun Çarşı kesiminde lonca geleneğine göre kurulmuş çarşıları gezebilirsiniz. Ben de bu çarşıların belki de en ünlüsü olan  Arasta Çarşısına giriyorum .Arasta, diğer adıyla yemeniciler, Çarşısının üstü yörenin meşhur çavuş üzümü salkımlarıyla kaplı.

 
 
 
 

Arasta Çarşısı

 

Çarşıdaki dükkanların çoğu kapalı. Muhtemelen hafta sonu açıyorlar. Ya da kendilerine pazartesi gününü tatil etmişler. Serin serin bir tur atıp bir kaç fotoğraf çekiyorum. Bu çarşıda bulunan Boncuk Arasta Kahvesi'ni denemelisiniz. Bir gazeteye göre Türkiye'nin sayılı kahve yapan yerlerinden biri. Takdir edersiniz ki duvarlarından birini gazetenin bu haber kupürü süslüyor. Buraya gelip de bir kahvelerini içmeden gitmeyin derim. Benim kahveyle neyin pek aram yoktur ama buraya geldiğimde genelde bir kahve içerim.

 

Boncuk Arasta Kahvesi

 
 

Salkım salkım üzümler

 

Arastayı arkamda bırakıp diğer çarşıları ziyaret ediyorum. Önce demirciler çarşısına sonra da bakırcılar çarşısına gidiyorum. Yine dükkanların pek azı açık. Demirciler Sokağının hemen yanı başında Akçasu Kanyonu var. Zaten bu bölgede jeolojik oluşumunun özelliği olarak oldukça fazla kanyon ve mağara var.

 
 

Akçasu Kanyonu

 

Bakırcılar Çarşısı

 

Akçasu Kanyonu

 
 

Kışlayanı Sokağı

 
 

Kileciler Konağı ve Bam Teli Müzesi

 

Paşa Mustafa Konağı

 

Fotoğraf çeke çeke Kaymakamlar Evinin önüne kadar geliyorum. Burası aslına uygun olarak restore edilmiş zamanının önemli kişilerinden kışla komutanı Hacı Mehmed Efendinin evidir. 19 yy başında yapılmış. Mehmed Efendi yarbay olduğundan sivildeki unvanı kaymakama denk geliyormuş. Ev de adını buradan almış. Ben gezi evinin dışını fotoğraflarken bir otobüs turist geldi. Safranbolu bomboş ama benim gezmek isteğim ev birden kalabalıklaştı. Daha önce gezdiğimden içeri girmedim. Odalar o zamanın yaşantısına uygun şekilde düzenlenmiş ve cansız mankenler kullanılarak o hayat canlandırılmış. Bir başka zaman fotoğraflarım artık.

 

Kaymakamlar Evi

 

Kaymakamlar Evinin Bahçesi

 
 

Dönüp dolaşıp tekrar meydana geliyorum. Buradan ev için meşhur Safranbolu lokumlarından alıyorum. Tavsiyem çifte kavrulmuş fıstıklı ve safranlı olanlar. Son bir kez meydanı fotoğraflayıp otomobili park ettiğim yere doğru yürüyorum.

 

Meydan

 

Meydan

 

Diğer gezi hikayeleri için buraya tıklayın.
 

Haber Tarihi: 12 Temmuz  2007


Copyright © Kayıhan Zeybek.
 Her hakkı saklıdır. Bu sitedeki fotoğraf ve yazılar izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz.