Galatasaray Cafe Crown - Türk Telekom

Efes Pilsen - Mersin Büyükşehir Belediyesi

17 Ocak 2009
 

Spor Sergi zamanına yetişenler hatırlayacaktır. Tek  biletle sabahtan akşama kadar  maç seyreder, basketbola doyardınız. Ayhank Şahenk'te üst üste 2 maçı görünce tayfaya mail attım. Üstelik Efes Pilsen Gürol'un da forma giydiği Mersin Büyükşehir ile oynuyordu. Böylece Gürol'u da görmüş olacaktık.

Kemal ile de tek biletle iki maçı seyrederiz seyredemeyiz polemiğine girdim. Tayfa çok kararsızdı. Alp ve Kemal garanti geliriz dediler. Aslında İsmail de hem telefon konuşmamızda hem de maillerde gelirim dediydi ama son anda bir mesaj yollayıp bize iyi eğlenceler diledi. Adama bilet de almıştım üstelik. Sonra tekrar gelirim diye yazmış. Bir de yoncimik olacak bu adam. Neyse maç sabahı Hillside'da Kemal ile buluşup salonun yolunu tuttuk. Ben içime beyaz tişört üstüne de Galatasaray Cafe Crown formamı giydim. Alp bizden önce gelip bilet alıp içeri girmiş. Sendeki bileti İsmail'e verirsin dedi. Biz de Kemal ile giriş yaptık. Az sonra da Batuhan geldi. İsocan hala ortalıkta yoktu. Biz salona geçip Alp'i bulduk ve yerlerimize oturduk. Tam o sırada İsmail aradı. Ona bileti vermek için tekrar turnikelere gittim. İso'yu beklerken Ahmet ve Tuğrul'u gördüm. En sonunda İso da geldi. Hep beraber salona girdik. Bu arada Batu'nun cepten dediğine göre  biz Telkom tarafında oturuyormuşuz. Polis GS formalıları diğer tribüne yolluyormuş. Ben de parkamını önünü çekip içeri girdim. Mecburen formayı çıkardık. Gönlüm karşı tribünde kaldı.

Maçın ikinci yarısı felaket oynadık. Cüneyt ve Hüseyin dışında takım dökülüyordu. Bir ara fark 30 ları buldu sonra Telekom oyunu rölantiye aldı. Zevksiz bir maç olmuştu. Maçı 16 sayı ile kaybettik.



Karşı tirübünde olmak vardı
 

Soldan: Batuhan, Alp, Kemal, Ahmet
 
 

Aşağıda soldan: Tuğrul, dönek İso
 

Maç sonucu: GS 76 - TT 92 :(
 

Galatasaray maçı bitince Alp aşure yemeye eve gitti :). Aile yemekleri varmış. Bana da bir tas düşüyordur umarım :). Diğer taraftan Atalay, Eda ve Zeynep İstinye Park'tan Efes maçı için salona geldiler. Biz de yerimizi değiştirip Efes protokolüne dahil olduk. Tuncay Özilhan'ın önüne oturup maçı beklemeye başladık. Bu arada takımlar ısınmak için sahaya çıkmışlardı. Gürol'u görüp ona el salladım.

Maç umduğumuzun aksine çok çekişmeli geçti. Biz Efes fark yapar ikinci yarı eve döneriz diye düşünüyorduk. Ama maç son topa kadar kafa kafaya gitti. Mersin maçı uzatmaya götürme şansını faul atışı ile kaçırdı ama hücum ribaundunu alıp maçı kazanma şansını yakaladılar. topu süre dolmadan potaya yollayamayınca Efes maçı 69-68 kazandı. Maçın yıldızları Efes'te Kaya (25 sayı 9 ribaund) (çok severim kendisini, oyun tarzımız benzediğinden olsa gerek :)) Mersin'de ise  ele avuca sığmaz Amerikalı oyun kurucu
Chris Lofton (24 sayı, 3 asist) oldu.

Maçtan sonra tayfa ile bir Daçka bahçe turu atıp en sonunda çıkış yolumuzu bulduk, vedalaşıp evlere dağıldık. Güzel bir basketbol organizasyonu olmuştu. Bir de GS maçı alsa tadından yenmeyecekti.

 

ve Efes Pilsen - Mersin BB maçı başlar
 

 
 

Hillside Trio Basketbol Tayfasının Mersin şubesi: Gürol Karamahmut
 

Haber Tarihi: 19 01 2009