KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

19 Aralık 2008, Cuma

Bayram Sporu ve Turkcell'in Ayıbı

Bu bayram  İstanbul nöbetçisiydim. Annem, babam, kardeşlerim ve İstanbul'da yaşayan az sayıdaki akrabam İstanbul'u terk edince ben de yalnız kaldım. Şu Amerika vizem zamanında çıksaydı SD, LA dolaşıyor olacaktım.

Özellikle bayramın ilk günü öğleden sonra tam bir ıssız adamdım. Arkadaşlarım da akraba ziyaretinde olunca kendimi dergi ve kitaplarımla baş başa buldum. Ama bayram sabahı ve Beyaz Fırın'daki kahvaltı çok güzel ve özeldi. Onu belirtmeden geçemeyeceğim.

Bu bayramda, daha önce ahtapot tripod ile denediğim gidon kamerası çekimlerimi bir üst seviyeye çıkardım. Kameranın sallanmasını önlemek adına yeni bir  el  yapımı düzenek geliştirdim. Gidonda duran ön reflektörümü söktüm. Bauhaus'tan aldığım vidayı reflektörün yerine taktım. Bu vidayı, kameranın tripod yuvasına uyacak şekilde seçmiştim. Kelepçeyi tekrar gidona taktım. Vidanın üzerine de benim Canon SD800'ü yerleştirdim. Alttan kelebek civata ile sıkıştırıp sağlama aldım. Toplam montaj 30 saniye sürdü. Maliyet iki vida (biri yedek), iki pul, iki cıvata olmak üzere 60 kuruş.

Bu şekilde Bayram boyunca gidon kameramla çekim yaptım. O sallanan ahtapot tripodtan sonra çekimlerde büyük bir kalite artışı oldu. Youtube'a yüklemek istedim fakat sürekli hata aldım. Siteye koysam siz girip çıkacaksınız, trafik artacak (boyut büyük olduğundan) sonra bana yine her ay ekstra trafik faturaları gelecek. Şimdilik bir çözüm bulana kadar Facebook'a koydum. Merak edenler Facebook'a üyelerse buradan izleyebilirler.

Bu arada elimdeki mpeg leri işlemek için kullandığım Pinnacle programımın şifresini kaybetmişim. Para verip aldığım program için hack sitelerinde epey seri numarası aradım. Sonuçta filmleri Windows Movie Maker ile yaptım ama o da hep hata verdi. Bir ara ekranımı kaldırıp camdan dışarı atasım geldi. Düşünün yarım saat görüntü seçmişim, üzerine müzik koymuşum tam bilgisayara kayıt edeceğim "Bilinmeyen bir nedenle bu program kendini kapatacaktır. Şu anda yapmış olduğunuz belgeleri kaybedebilirsiniz" yazısı ekrana çıktı hem de arka arkaya 3 kere. Kemal sağ olsun derdimi halletmiş. Diğer filmler çok daha iyi olacak. Bir de Aya Yorgi inişi çekeceğim ki ben şimdiden heyecanlanıyorum.

Gelelim Turkcell'in ayıbına. Bütün faturalarım otomatik ödemede olduğu için fazla takip etmem. Geçen gün bizim Yoncanın saha parasının hesabıma yatıp yatmadığına bakmak için internetten döküm aldım. Gelen gidene bakarken 425 YTL Turkcell'i görünce gözlerime inanamadım. Hemen internetten faturaya ulaştım. 260 YTL internet kullanımı gözüküyordu. Üzerine özel iletişim vergisi kıl tüy ve benim konuşmaları koyunca fatura 425 YTL oluyordu. HaTiCe'ye bir şey oldu, bir ayarı açık kaldı herhalde diye düşündüm. Kontrol ettim normalin dışında bir şey göremedim. Turkcell'in sitesine girip kendime internet paketi aldım. Sabah da müşteri hizmetlerini aradım. Bana söyledikleri daha doğrusu tavsiye ettikleri internet paketi almam gerekiyormuş. 100 MB limitli paket ayda 9 YTL eğer paket almazsanız 900 YTL tutuyormuş. Arada 100 kat fiyat farkı var. Bence bu müşteriyi kandırmaktan başka bir şey değil. En azından beni uyarmaları gerekirdi. Bir sürü promosyon smsi yolluyorlar. İnsan bir tane de bununla ilgili uyarı smsi atamaz mı? Tabi en çok da kendime kızdım. O kadar teknolojiyi yakından takip et sonra bu paketi almayı ihmal et.