KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

19 Şubat 2009

Köpekbalığı peşinde

Bültenimize öncelikle kötü bir haberle başlayalım. UEFA Final maçı talihlileri arasına ne yazık ki girememişim. İşin komiği çevremde bulunan kimseye isabet etmemiş. Bilsem bütün arkadaşlarıma katılmaları için baskı yapar, kazanma ihtimalimi yükseltirdim. Bundan sonra Cim Bom'un finale kalıp Türk seyircisine ekstra bilet verilmesini beklemekten başka çarem kalmadı.

Cape Town seyahatim çok güzel geçti. Gerçi iki üç gün hastalıktan leyla gibi dolaştıysam da her şey süperdi. Fotoğraf çekmek için inanılmaz güzel bir memleket. Zaten ilgili yol hikayesine baktığınızda siz de bana hak vereceksiniz. Bir de köpek balığı gelseydi 10 numara olacaktı. Sabahın köründe kalk, beş buçukta otel lobisine in. İki saat arabayla yol yap. Sonra tekneyle bir saat daha git. Üç saat okyanusta köpekbalığı bekle ve tek görebildiğin iki yüzgeç olsun. Hatta onu da fotoğraflayama... Alacağınız olsun büyük beyazlar.  Artık Türkiye 2010 Dünya Kupası Finallerine kalırsa bana yine Cape yolları gözükür. Hem Kruger Milli Parkı'nda yapamadığımız safariyi yaparım hem de balina ve köpekbalığı mevsimi olduğundan bu güzel canlıları doyasıya seyreder, fotoğraflarım. Haydi Türkiye!

İstanbul'a indiğimde beni soğuk ve yağmurlu bir hava karşıladı. 30 dereceden 3 dereceye gelince insan biraz şaşırıyor. Ama dün ve bugün güneş yüzünü gösterince  keyfim  yerine geldi.

Yarın yoncimiklerin önemli bir sınavı var. Grubumuzu birinci bitirdik.  Diğer grubun ikincisi olan İstanbul Gücü ile Yakacık İTO Salonu'nda saat 18:30'da karşılaşacağız. Yen ya da eve dön maçı olduğu için çok iyi konsantre olmak lazım. Bir de saat erken olduğundan bir çok arkadaş ancak maça yetişebilecek. Umarım bu maçı kazanır final grubuna kalırız. Gerçi sonra ne olacağı da belli değil ama üç beş maç daha oynamak güzel olacaktır. Go Yonca!

Hastalık ve tatilde sporsuzluk nedeniyle kondisyon yalan olmuş. Dün 4km koştum PI 46 verdi makine. Halbuki gitmeden 50 üzeriydi. Dün akşam şutum da kötüydü. Maça kadar toplanmak lazım.

Dün sabah salona koşuya gittiğimde Selçuk'u da gördüm. Ayağındaki menteşeler alınmış, tek değneğe düşmüştü. Morali biraz bozuk ama en azından artık salona gelip çalışabiliyor. Yavaş yavaş iyi olacaktır. Ben de çapraz bağ ameliyatı olduğumda başlarda oldukça zorlanmıştım. Neyse ki omuzu tamamen iyileşmiş. Umarım bundan sonra bir daha böyle şansızlıklar yaşamaz.

Hillside Basketbol turnuvası başlıyor. Takım ben, Alp, İsmail, Tuğrul. Takımın adı Green Shark Attack. Yeşil Yonca'dan geliyor. İsmail maçları satmazsa iddialıyız :).

Şubat aynın şarkısı hala aynı: "Lenny Kravitz - I'll be waiting for you". Mart neler getirir bilmiyorum. Bir yanım bırak şarkı aynı kalsın diyor ama mantığım artık ileri tuşuna basmam gerektiğini söylüyor.