KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

17 Mart 2009

Elma Dişleyebilmenin Dayanılmaz Hafifliği

Son yazımda diş operasyonumdan bahsetmiştim. 7 Mart Cumartesi günü operasyona girdik. Sol üst damağımı kesip altı dikişle beni eve yolladı doktorum. Elime de bir buz verdiler ki yanak şişmesin. Aslında operasyon sırasında canım yanmadı fakat çıkan o sesler epey sinir bozucuydu.  Doktorun dediğine göre sıcak, baharatlı yemekler ile alkollü, asitli, gazlı içecekler iki hafta yasak. Ayrıca çatalın ezemeyeceği sertlikte şeyler de yiyemeyecektim.

O gece çok zor geçti. Aslında ağrım yoktu ama dikişlerden biri sürekli kanıyordu. Ne yaptıysam kanama durmadı. Dişimin arasında adeta bir kan balonu şişiyor, en sonunda da patlıyordu. Gece kaç kere kan tükürdüm bilemiyorum ama yastığın üstüne serdiğim sarı havlu kalktığımda Galatasaray bayrağı olmuştu. Midem de, yuttuğum kanlardan mı nedir bilinmez, bulanıyordu.  Yaptığım tamponlar sonucu öğlene doğru kanama durdu.

Bütün hafta soğuk ve yumuşak (yoğurtlu makarna :)) şeyler yedim. Hep sağ tarafımı kullanmaktan çenemin sağı, ameliyattan da solu ağrıyordu. En kötüsü de yediğim yemeklerden doğru dürüst tat alamıyordum.

Perşembe günü çenemdeki, Cumartesi günü ise ağzımdaki dikişlerimi aldırdım. Kafamdaki 9 dikişten kurtulmanın mutluluğunu yaşıyorum. İki gün önce de doyasıya elma dişledim. Çenesini kırıp günlerce sıvı almak zorunda kalanları daha iyi anladım. Siz siz olun dişlerinize iyi bakın. Gerçi benim bir de sağ taraf kesilecek ama  artık o İspanya seyahati sonrası.

İspanya demişken dört gün sonra Barselona'dayım. Hala yapılacak işler var ama gideceğimiz bütün maçların biletleri şu an hazır. Önce Pazar akşamı Barselona-Malaga futbol maçına gidiyoruz. Salı akşamı ise Barselona-Tau play-off basketbol maçını seyredeceğiz. En önemli maç en sona kalıyor: Madrid'te İspanya-Türkiye maçı. Haydi Türkiyem!

Artık Hi-Fi olayına yatırım yapmama kararı almışken bugün bir Sony STR DA 2400 sahibi oldum. O kadar az TV izliyorsun senin neyine A/V receiver. Ama ekonomiye bir katkım olsun istedim :). Malum, hükümet de ÖTV indirimi yaparak harcamayı teşvik ediyor. Şimdi buna bir de hoparlör takımı almak gerekecek. Onu da hallettikten sonra ilk işim John Legend'in konser Bluray'ini denemek olacak. Gerçi daha önce seyrettim ama sonuçta 5.1 setle seyretmek çok farklı olacaktır. Kulaklarım bayram edecek. Tabi komşular bu işe ne diyecek onu bilemiyorum :).

Havalar da bir ısınmadı gitti. Gerçi "Baharı Kucakladık" ama güneşi hala göremiyoruz. Zaten İstanbul bu kış Londra'dan beterdi. Neyse ki barajlar doldu. Aslında ben yağmuru severim ama bu kadarı bana bile fazla geldi. Pazar günü ucundan güneşi görünce bisikletime atladığım gibi soluğu sahilde aldım. Güneş vardı ama hava epey ayazmış. Ethem Efendi'den inerken ellerim ve yüzüm buz kesti. Sahilde de sert bir rüzgar beni selamladı. Her şeye rağmen özlemişim sahilde bisiklete binmeyi.