KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

7 Temmuz 2008, Pazartesi

Hasan Başkan'ı Uğurlarken

Adını ilk defa futbol federasyonu seçimlerinde duydum. Daha sonra da ağırlıklı olarak milli takımla ilgili haberlerde… Euro 2008’i kamp döneminden itibaren yakından takip ettim. Ettikçe de Hasan Başkan’ı daha çok görür, duyar, okur oldum. Yavaş yavaş ona karşı içimde bir sempati oluşmaya başladı. Milli Takımın maçlarında eşi ile yaşadığı gol sevinçlerini görüp, maç sonu röportajlarını dinlediğimde bu sempati sevgiye dönüştü. Fakat ben, bu sevginin büyüklüğünü Cumartesi acı haberi aldığımda anladım. Önce öldüğüne inanmak istemedim. Hayır nasıl ölürdü Hasan Başkan? Daha dün gibi gözümün önünde: Türkiye’nin her golünü onunla beraber kutlamıştım, onunla zıplayıp, onunla ağlamış, onunla sevinmiştim. O İsviçre’de, Avusturya’da; ben de evimde…  Aramızda binlerce km olmasına rağmen her  Türk gibi kalbimiz o an beraber atıyordu. Çevresine yaydığı enerjiden, inançtan ben de nasibimi almıştım. İşte bu yüzden o acı haberi aldığımda, televizyonda en fazla 10 kere gördüğüm, Hasan Başkan  için, içim düğümlendi, gözlerim yaşardı, sanki çok yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim. Türk Milletine çoşkuyla, başarıyla hizmet etmiş olan bu mümtaz insan için elimden Allahtan rahmet dilemekten başka bir şey gelmiyor. Sayın eşi ve çocukları için de sabır diliyorum. İnansınlar ki acılarını paylaşan çok insan var.

Bugün cenaze törenini seyrederken bayrağa sarılı tabutunun üstündeki 10 numaralı Hasan Doğan yazılı formaya bakışlarım takıldı. Ah be Hasan Başkanım çok zamansız terk ettin bizi. Daha çok maçta beraber sevinecektik. Ruhun şad olsun.

 


Hasan Doğan
1956-2008

 


Eşi ile gol sevinci

 


Son yolculuğuna çıkarken

 
Fotolar www.TFF.org sitesinden alıntıdır.