KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

 

16 Temmuz 2009

Islak Muayene

Belki bilmeyenleriniz vardır, artık periyodik araç muayeneleri TÜVTURK  İstasyonlarında yapılıyor. Bukefalos'un  muayenesi geldiğinden sistemi bizzat test ettim. Öncelikle www.tuvturk.com.tr adresine girip size en yakın (ya da istediğiniz) TÜVTURK İstasyonundan randevu alıyorsunuz. Aklınızda olsun aynı güne randevu vermiyorlar.

Salı günü 15 Temmuz saat 15:00 için randevu almıştım. Önce yanlışlıkla Sultanbeyli'ye aldım. Sonra onu iptal edip Dudullu istasyonuna kayıt yaptırdım. Bu arada iki kere randevu iptal ederseniz bir sene boyunca muayene yaptıramıyormuşsunuz.

Çarşamba hava kapalıydı. Hatta o yüzden sabah yüzmemi de sallamıştım. Öğlene doğru yağmur başladı fakat ara ara ve hafif bir şekilde yağıyordu. Şansıma söylenip eve gittim. Yemekten sonra üzerime mevsimlik montumu giyip Buke'nin yanına indim. Yağmur hızını arttırmıştı. Yine de durum çok kötü değildi. Biraz pantolonum ıslanırdı o kadar :).

Yola çıktığım gibi ilk ışıklarda göğün dibi delindi. Günlerdir beklenen ama Kadıköy'e nedense uğramayan sağanak, beni yolda görünce merhaba demek istemiş.  Otobana çıktığımda göz gözü görmüyordu. Kask buğu  yapmaya başlayınca vizörü açayım dedim. Yüzüme yüzlerce iğne batırdılar sanki. Trafik de tıkanınca kendimi emniyet şeridine attım. Alt tarafım sırılsıklam olmuştu. Dudullu sapağından çıkarken köprünün altına su birikmiş. Orada da botların içine su aldım. Yanımdan geçen kamyon ise beni baştan aşağı yıkadı.

Dudullu TÜVTURK İstasyonuna sağ salim ulaşıp sıra numarası almak için paçalarımdan sular süzüle süzüle içeri girdim. Benim içeri girmemle yağmur  önce hafifledi sonra da kesildi.

Muayene prosedürüne geri dönecek olursak; içerde bankalardaki gibi gişeler var. Sıra numarası alıp bekliyorsunuz. Ben de beklerken evraklarımı hazır edeyim dedim. Evrak olarak ruhsat ve zorunlu mali sigorta (trafik sigortası) belgesinin yanınızda olması gerekiyor. Ayrıca herhangi bir vergi ve ceza borcunuzun olmaması gerekiyor. Gitmeden önce www.gib.gov.tr adresinden aracınızın borcu olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.

Birden başımdan aşağı, sanki az su akmış gibi, kaynar sular döküldü. Ruhsat yazlık montta kalmıştı. Hemen Tuğrul biraderimi arayıp ruhsatımı getirip getiremeyeceğini sordum. Cevap olumlu, ben de ruhsatı beklerken sıra numaramı takip ediyordum. Bana bir kişi kala ruhsat geldi. Ama ben kapıya gidip Tuğrul'dan ruhsatı alıp içeriye gelene kadar sıram geçmişti. Neyse fazla zorluk çıkartmadan işlemi yaptılar. Motosiklet muayene harcı olarak  63,75 TL ödeyip Buke'nin yanına bu sefer muayene sıramı beklemeye döndüm.

Otomobillerde önce yangın tüpü, ilk yardım çantası ve çift reflektör kontrolü yapılıyor. Sonra aracı görevli sizden teslim alıp kanala giriyor. Burada alt takım testi, fren testi, far testi, şasi ve motor numaralarının  ve lastiklerin kontrolü yapılıyor. Bir aracın kanaldan geçme süresi yaklaşık 20 dakika sürüyor.

Gelelim Buke ve onun arkadaşlarının muayenesine. Motosikleti yan yoldan tesisin arkasına almamı istediler. Yani otomobil gibi görevliye teslim etmiyorsunuz. Sizden ön ve arka freni sıkarak durmanız isteniyor. Sonra far testi, lastik diş derinliği ölçümü ve motor-şasi numaraları kontrolü yapılıyor. Toplam 10 dakikada işlem bitti. 10 dakika da "Kaç beygir bu, ABS var mı,  kaç para?" sorularına maruz kalıyorsunuz. Bir de plakaya etiket yapıştırırken dalış bayrağımı gördüler ve yeni sorular geldi: Bu ne bayrağı, nerede dalıyorsunuz, kaç metreye daldınız..... :)

Bütün işlem yaklaşık 1.5 saat sürdü. Eskiden 10 dakikamı almazdı. Ama sürüş güvenliği açısından bu istasyonların açılması iyi oldu. En azından, sistem istismar edilmezse, artık yollarda siyah duman atan, sağı solu dökülen, kabak lastikli araç görmeyeceğiz. Yoksa ben mi çok iyimserim?

Muayeneden dönerken güneş açtı. Rahat bir şekilde eve döndüm ama bu sefer de kurumamış asfalttan kalkan çamurlar görüşümü etkiledi. Eve geldiğimde hem Buke hem de ben çamur içinde kalmıştık. Hemen kendimi sıcak duşa attım. Buke sen bıcı için hafta sonunu bekleyeceksin :).

Saat beşi geçtiğinden şirketi pas geçip Zorro ile Hillside'a gittim. Şansa gittiğim gibi de yer buldum. Ee kötü şans da bir yere kadar değil mi?  Birazdan Alp de geldi. Güzel bir omuz-kol antrenmanı yaptık. Gördüm ki eski gücüm yerine geliyor. İki hafta önce zehirlenince üç kilo birden vermiştim. Kendimi sürekli yorgun hissediyordum. En sonunda kendime gelmeye başladım.

Antrenman çıkışında Media Markt'a gidip Alp'in sisteminin kalan hoparlörlerine baktık. Fakat ne Optimum'da ne de Meydan'da JBL kalmamış. Köftemizi yiyip kös kös geri döndük.

Ş. İsocan SD'de ilk haftasını geçiriyor. Ev işini Ağustos'a kadar halletmiş. Yatağını da almış :). Face'den dürtmelere ve GSA arası geyik maillere devam ama araya saat farkı girdiğinden aksaklıklar oluyor :).

Yonca maçları tam gaz devam ediyor. Bu aralar sahalara nur yağdı. Herkes geliyor. Eskiden 10 kişi bir araya gelemezken şimdi her maçta 13-14 kişi oluyor. Geçen hafta hastalık yüzünden pek oynayamadım. Bakalım bu akşam patlama yapabilecek miyim? Go Yonca!

Ayın şarkısı yazlık model: DAVID G. feat. KELLY R. / WHEN LOVE TAKES OVER