KAYI'NIN SEYİR DEFTERİ

 

16 02 2011

Özledim

Yine uzun zaman oldu sitenin yolunu unutalı, yazmayalı. Kışı tek başına geçiren Bukefalos'un ahını mı aldım da kalemim bağlandı bilemiyorum. Ha bugün ha yarın derken üç ay geçmiş. Bayramdı en son yazdığımda. Sevdiğimle bayram gezmesi yapmıştık. Şimdi yeni bir gezi var önümde ama bu sefer ki kültür ve gurme gezisi. Kemal ve Burak ile Hatay-Halep turuna çıkıyoruz. Yarın yolculuk var. Kebabı çok kaçırmamak lazım. Malum Mart başı Rantalya'da 10k koşacağım. Gelin görün ki antrenmanlar pek de düzenli olmuyor.

Koş Kayı Koş

I-pod'umdaki listelerden birinin ismi böyle. Runtalya yaklaştıkça bu listeyi daha fazla dinler oldum. Sabahları sahilde koşuyorum ama araya çeşitli işler girdi. Antrenman açığımı Hillside'da kapayayım diye geçen gün koşu bandının üzerine çıktım. Amacım koşu bandına program girip nabız 150 ile 30 dakika koşmaktı. Makine nabzınıza göre şerbet verip girdiğiniz değeri tutturmak için bir hız seçiyor. Eğer nabzının yükselirse hızı düşürüyor. Benim sevdiğim bir program. Zaten salonda koşarken sahildekinin aksine değişik varyasyonlar deniyorum. Hem canım sıkılmıyor hem de değişik antrenman olmuş oluyor.

Vee motor... Koşu bandı hareket eder. Nabzı hedefe yavaş yavaş çıkarmak için tempo başta düşük. 3 dakika sonra hedefime ulaşmıştım. Nabız 150bpm, hız 14,5km/sa. Her şey yolunda ama birden makineden nabız gitti. Hemen uyarı mesajı geldi ekrana. Öldüm mü kaldım mı beni merak ediyor herhalde dedim. Biraz sonra nabız geri geldi. Sonra yine gitti. Arada böyle yapıyor makine o yüzden ben koşmayı bırakmadım. Tekrar geri geldiğinde ekranda 130bpm yazısı belirdi. Saatime baktım o 153bpm gösteriyordu.  Kendi kendime düzelir herhalde dedim. Bu arada beni hedef nabzıma çıkarmak için makine hızlanmaya başladı. 15, 15.5, 16, 16.5, 17... Hadi Kayı biraz dayan, programı bozma, nasıl olsa düzelir alıcı. Ama üç dakika geçti hala nabız 133bpm gösteriyor. Saatim ise 165bpm. Hız 17,7 olduğunda gösterge düzeldi. Nabzım hem saatte hem de makinede 168bpm idi. Sonra makine hızı azaltmaya başladı. Ben henüz depar ve interval çalışmalarıma başlamadığımdan bu süratte ciğerlerim körük, bacaklarım davul olmuştu. Şerefsiz makine ise gıdım gıdım hızı düşürüyordu. Yok dedim bu böyle olmayacak. Işıkların feri gitmişti. STOP. Hop hız 8km/sa e düştü. Benden inanılmaz bir ter boşandı. Öyle ki gözlerim kapandı, bandın zemini ıslandı. Havlu neredeydi. Boğazım da kurumuş, suyum nerede benim? Ulen şerefsiz makine piç ettin antrenmanımı. Biraz soluklandıktan sonra manüele geçip 10km/sa ile 15 dakika koştum. Ertesi sabah soluğu yine sahilde aldım. Oh be mis gibi bol oksijenli deniz havası, manzarası da yanına kar...

5 e 4 Çift Pota

Bu sene koç olmadığında Rumeli Hisarı'nda oynamıyorum. Gürcan, Selçuk, Burçin, Emrah ise koç olayına takılmadılar. Sezon yılbaşından hemen sonra başladı. Oynadıkları iki maçı da kazanmışlar. Ben çift pota serüvenime artık gelenekselleşen Salı günleri oynadığımız maçta devam ediyorum. Son zamanlarda oyuncu kalitemiz de epey arttı. Her maç 12-13 kişi oluyorduk ta ki düne kadar. Dün 11 kişi kalmıştık ama belki Alp gelir 12 olurduk. Maça 3 saat kala 2 kişi daha satınca 9 kaldık. Gerçi içimde Alp gelir diye bir umut hala vardı ama maç saati geldiğinde sahada hala 9 kişiydik. Ben-Berkan-Harun-Arcan olduk. Karşı takım da Burak-Cenk-Burçin-Mertol-Türemen oldu. Maça fırtına gibi girip on sayı fark attıysak da devre sonuna doğru biraz yorulduk. 4 kişi savunma yapmak ne zormuş. Adamlar da topu iyi dolaştırıp hep boş şutu buldular. İlk yarıyı on sayı geride kapamıştık. İkinci yarıya da iyi başlayıp 12-3 lük bir seri ile farkı kapattık. Ondan sonra maç bir süre kafa kafaya gitti. Sonra rakip yine bir kişi fazla olmanın avantajını kullanıp 8-9 sayı öne geçti. Skor 63-76 iken savunmayı sertleştirdik. Biraz da vura kıra maçı 81-76 kazandık. Benim bacaklar bitti ama karşı takımın yüzünden düşeni görmenin değeri paha piçilmezdi. Master Card reklamını da yaptıktan sonra yazımın sonuna gelmiş bulunuyorum.

Sağlıcakla...

 

Share |