SÜLÜKLÜ GÖL
 

1-2 Haziran tarihlerinde Honda  Güvenli Sürüş 2 Eğitimine katıldım. Doğal olarak kursta öğrendiğim bilgileri kendi motosikletime uygulama ihtiyacı hissettim. Hafta sonu güzel havayı da fırsat bilip bir gezi planı yapmaya karar verdim. İstanbul’a yakın yerleri araştırırken Sülüklü Göl ismi dikkatimi çekti. Haritayı açıp inceledim. İstanbul’a yaklaşık 200km uzaklıkta Adapazarı’nın Tavşansuyu kazasından hemen sonraymış.

Sabah sahilde koştum. Kahvaltıdan sonra yola çıkmaya hazırdım. Motor botlarıyla yürüyemediğim için yanıma rspor ayakkabımı da aldım. Bimexcar’da Selçuk ve Erdem ile buluştum. Hep beraber yola koyulduk. Ben OGS yi Kara Kızımın camına sıkıştırmıştım. Otobanda montu aç para çıkar derdinden kurtuldum böylece.

Otobana çıkınca lastiğin ısınmasından sonra kursta öğrendiğim teknikleri uygulamaya başladım. Kurs gerçekten çok yararlı olmuştu. Özellikle virajlarda daha rahat hissettim kendimi.  Yolda yabancı plakalı bir Goldwing bir de RT1200 le karşılaştık. Önlerinde Türk plakalı bir Burgman ile konvoy yapmışlar gidiyorlardı. Ben de peşlerine takıldım. Selçuk da benim peşime. Beş motor uzun bir süre beraber gittik. Tabi Selçuk arada gazı açıp yata kalka animasyonlar yaptı. Dediğine göre diğer motorlardan övgüleri toplamış. İzmit BP'de onlar servis alanına girdiler. Biz ancak Akyazı çıkışına gelince, Erdem’i beklemek için durduk ve fotoğraf çekildik.

 

Erdem'i beklerken, Akyazı girişi 

 

Erdem Geliyor 

 

Erdem gelince Akyazı çıkışında otobandan ayrıldık. Kuzuluk üzerinden yola devam ettik. İçerilere girdikçe manzara güzelleşiyordu. Yol kalitesi de çok güzeldi. Virajları yata yata dönüyorduk. Tavşansuyu civarında fotoğraf molası verdik. Manzara çok güzeldi. Birbirimizin, motorların, manzaranın fotoğraflarını çekip tekrar kontak açtık.

   

Erdem ile 

Selçuk ile 

 

Yol Tavşansuyu civarında bozulmaya başladı. Hızımızı düşürmek zorunda kaldık. Endurolara göre bir yol. Bu arada Sülüklü Göl yolunu bir türlü bulamadık. Bizimkilerin benzin sorunu ortaya çıktı. En sonunda bir yerde durduk. Ben geri dönüp yolu ve en yakın benzinciyi sordum. Yaklaşık 10 km geçmişiz. Telefon edip Selçukları çağırdım ama onlar da bir kamyoncuya yolu sorduklarını ve gölün 2-3 km ilerde olduğunu öğrendiklerini söylediler. Ben de onların yanına geri döndüm.

   

Ne o göremediniz mi beni? 

Evet evet yaklaşan benim! 

   

İşte geldim. 

 

Kara Murat Gölü
 

Birazdan göl gözüktü. Ama bizim küvetten az hallice bir şeydi. Orada hayvan otlatan bir çobana nerede olduğumuzu sorduk. Kara Murat gölüymüş. Benim tarif doğruymuş Sülüklü Göl arkada kalmış. Bari biraz daha gidip benzin alalım dedik. Yaklaşık 4-5 km daha gittikten sonra bir kavşağa geldik ve oradan daha büyük bir yola bağlandık. Hemen ilerdeki benzinciye girdik. Benzincide Sülüklü Gölü tekrar sorduk. Yaklaşık 30 km arkamızda kalmış. Önümüzde 60km sonra ise Abant Gölü varmış. Bir an acaba hangisine gitsek diye düşündük. Sonra hiçbirimizin görmediği Sülüklü Göl üzerinde karar kıldık. Yaklaşık yarım saat sonra Sülüklü Göl tabelasını bulduk. Önümüzde taşlı topraklı bir yol uzanıyordu. Kara kızımı vurdum yola. Hiç bu kadar takır tukur bir yola motorla girmemiştim. Hani hard enduro olsa arkayı kaydıra kaydıra zevkli bir yolculuk yapardık ama bizim motorlar ağlaya sızlaya yol alıyordu.

 

Sülüklü Göl Yolu 

 

9km sonra eziyet bitti ve göl göründü. Motorları park edip yamaçtan gölün kenarına indik. Resimlerden de görülebileceği gibi çok güzel bir manzara bizi bekliyordu. Bütün sıkıntılarımıza değmişti. Gölün kenarında yarım bir tur attıktan sonra oturup manzarayı seyrettik. Bir de hamak olsa tam olurdu.

 

Erdem ile göl kenarında 

   

Sonunda geldik 

Gölü keşfederken 

 

Bakmaya doyamıyor insan. 

 

Ne güzel göbeğin varmış senin :). 

 

İniş daha kolay oldu. En azında patinaja kalmıyorduk. İniş yolunun solunda bir alabalık lokantasında durup karnımızı doyurduk. Çok güzel çoban salata yapıyorlar tavsiye ederim. Ayrıca pideleri de çok güzeldi. Ben ve Selçuk ikişer balık yedik. Erdem’in kılçık sorunu olduğundan ve balıktan başka bir şey olmadığından ekmek ve salata ile idare etti. En sonunda da demli çay keyfi yapıp tekrar yola koyulduk.

   

Alabalık 

Çay keyfi 

 

Dönüşte otobanda sakin sakin giderken beş tane SS ile karşılaştık. Biz de peşlerine düştük. Hızlı ve eğlenceli bir dönüş oldu. Bimexcar'da yolculuğun detaylarını konuşup evlere dağıldık. Kara kızımı ertesi gün servise götürüp bütün vidalarını sıktırdım, zincirini temizletip yağlattım. Darılmasın sonra bana .

 

Diğer gezi hikayeleri için buraya tıklayın.
 

Haber Tarihi: 7 Haziran 2005